TÜRKİYE’NİN İLK NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ; AKKUYU NGS

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 07.02.2024 - 11:13, Güncelleme: 07.02.2024 - 11:13
 

TÜRKİYE’NİN İLK NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ; AKKUYU NGS

Bir ülkenin, jeopolitik ve jeostratejik konumu, yeraltı yerüstü kaynakları, ekonomik bağımsızlığı, askeri potansiyeli, savunma sanayi yatırımları, eğitim seviyesi, o ülkenin gücünü oluşturmakta, iç ve dış siyasetine yön vermekte, uluslararası ilişkilerini belirlemektedir.
Bir ülkenin, jeopolitik ve jeostratejik konumu, yeraltı yerüstü kaynakları, ekonomik bağımsızlığı, askeri potansiyeli, savunma sanayi yatırımları, eğitim seviyesi, o ülkenin gücünü oluşturmakta, iç ve dış siyasetine yön vermekte, uluslararası ilişkilerini belirlemektedir. İnsanlık; özellikle son 200 yılda sanayi ve teknoloji alanında çok hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmiş, dünya nüfusuna bağlı olarak da şehirleşme oranları yükselmiş, doğal ihtiyaçları artmış, ekonomik olarak büyümüştür. Tüm bunlarda enerji açığını ortaya çıkarmakta ve enerjiye olan talebi gündeme getirmektedir. Enerjiye, dolayısıyla güce hâkim olan “küresel güç olur” mantığı baskın bir düşüncedir. Bu sebeple enerji rekabetinde üstünlük sağlamak isteyen devletler topraklarındaki enerji kaynaklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Rusya, küresel pazarlara, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumunda ve Rus doğal gazı ise Avrupa ekonomisi için son derece önemli yer tutmaktadır. (IEA, 2022). Buradan hareketle son dönemde şahit olduğumuz Rusya-Ukrayna Savaşı, enerji kaynaklarının değerini tüm dünyaya bir kez daha gösterdi ve enerji üzerine kurulan senaryoların ne kadar reel olduğunu ortaya koydu. Sonuç olarak birçok ülkeyi enerji kaynaklarını yeniden gözden geçirmeye zorladı.  Ortadoğu coğrafyası ve Rusya gibi büyük enerji kaynağı potansiyeline sahip ülkeler ile komşu olunması ve bu ülkeler ile Avrupa arasında boru hatlarıyla karadan ve denizden bir geçiş, enerji transferi hususunda bir köprü rolü görevi üstlenmesi Türkiye’nin jeopolitik anlamda son derece önemli bir noktada olmasında rol oynamaktadır. Türkiye’nin dünyanın hızlı büyüyen ve gelişen ülkelerinden biri olması neticesinde enerji ihtiyacının gün geçtikçe artması kaçınılmazken enerji kaynakları açısından kendi kendine yetebilen bir ülke olmaması da maalesef üzücü bir gerçektir. Ancak enerji bağımsızlığa giden yol için birçok yatırım yapıldığı ve uzun vadede sonuç alınacağı da ortadadır. Nükleer santral çalışmaları bunlardan biridir. Üstelik yeni nesil nükleer santrallerin sadece uranyum değil toryum ile de çalışacağı düşünüldüğünde, nükleer enerji, toryum rezervi bakımından dünyada ikinci en büyük rezerve sahip bir ülke olan Türkiye’nin enerji konusunda kendi kendine yetmesini sağlayacak en büyük seçenek olarak ortaya çıkmaktadır.  Mersinde yapımı neredeyse tamamlanmak üzere olan Akkuyu NGS ülkemizin “enerjide bağımsız” dolayısıyla “ekonomide bağımsız” güçlü bir ülke haline gelmesinin ayak sesleri olacaktır. 12 Mayıs 2010 tarihinde Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri, Türkiye’de Akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin inşası ve işletilmesi konusunda işbirliğine ilişkin bir anlaşma imzalamış, yer olarak Mersin il merkezine 140 km uzaklıkta bulunan Gülnar ilçesi seçilmiş ve tesisin inşası buraya 30 km uzaklıkta başlamıştır. İnşaat sahasının 10.917 km2 ’lik bir alanı kapsaması yaklaşık 550 bin parçadan oluşması ve sahada 20 binden fazla uzmanın görev almasının yanı sıra Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından Rusya'ya nükleer enerji mühendisliği eğitimine toplam 317 Türk öğrenci gönderilmiş, bu öğrencilerden 291’i eğitimlerini tamamlayarak projede çalışmaya başlamıştır.  Türkiye'nin en büyük yatırımları arasında bulunan santralin 60 yıllık işletme, 20 yıllık da uzatma potansiyeli olmak üzere toplam 80 yıl ömrü boyunca bölgeyi uzun vadede kalkındırma planı başta olmak üzere istikrarlı bir temiz enerji kaynağı sağlayacak olması bunun yanı sıra diğer sektörlere sağlayacağı dinamizmle ve iş imkânlarıyla ülkemiz sanayisine ve bölge halkına önemli derecede katkı sağlayacağı, geçmiş örnekler incelendiğinde aşikârdır. Türkiye Cumhuriyetinin ilk nükleer güç santrali olan Akkuyu NGS, son derece yüksek ve güvenli bir teknoloji ile her biri 1200 megavatlık VVER-1200 tipi "III+" nesil reaktörlü 4 üniteden oluşacak ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak. Akkuyu NGS tamamlandığında kesintisiz elektrik üretilebilecek, Türkiye'nin "2053 net sıfır emisyon" hedefine katkı sağlayacak ve Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10'unu tek başına karşılayabilecek şekilde faaliyet göstermesi öngörülüyor. Şunu da ifade etmek gerekir ki bir ülkede nükleer teknoloji gelişimi uzay, tıp, endüstri, havacılık, savunma gibi birçok alanda da gelişime katkı sunacaktır. Yine resmi verilere göre; Akkuyu' da kurulacak nükleer santraller, yılda yaklaşık 40 milyar kWh elektrik üretecek. Bu miktarda bir elektriği, doğal gaz santralinden elde edecek olursak 8 milyar metreküp doğal gaz ithal etmemiz ve buna karşılık da yıllık 3.6 milyar dolar ödememiz gerekecektir. Dolayısıyla, 6 senede sadece doğal gaz ithaline ödenecek para ile Mersin Akkuyu’ da anahtar teslim 4 ünite nükleer santral kurulabilecektir. Ayrıca nükleer enerji üretimi ve dönüştürülmesi sırasında ortaya çıkan nükleer atıklar geri dönüştürülebilir ve ileri teknolojiler kullanılarak atıklar yeniden işlenebilir. Bu da ayrıca bir kazanç olarak yansıyacaktır. Akkuyu NGS’ nin ilk reaktörünün 29 Ekim 2024 yılında faaliyete geçmesi planlanmakta olup projenin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısının yaklaşık 50 milyar dolar olacağı hesaplanmaktadır. Ülkemiz, her anlamda yakın gelecekte bölgede söz sahibi olabilmek adına gerekli atılımları yapmaktadır. Savunma sanayindeki yerli ve millilik oranımızın %20’ lerden %80’ lere çıkmasıyla ihracat oranlarındaki gözle görülür artış, özellikle Gabar’ da, Şehit Aybüke Yalçın ve Şehit Esma Çevik petrol kuyularında her gün daha da artan oranlarda petrolün çıkarılması, düne kadar denizlerimizi incelemek için kiralık gemi bile bulamazken bugün kendi sondaj gemilerimizle yaptığımız sismik araştırmalar, dünyanın ikinci en büyük nadir toprak elementleri sahasının ülkemizde olduğunun ortaya çıkması ve Akkuyu… Her yandan kuşatılma senaryolarını göz önüne alırsak bizim güçlü olmamız, ekonomik bağımsızlığa giden yolda her türlü adımı atmamız zorunluluktur. Biz büyük ve güçlü bir ülkeyiz ve ülkemiz üzerine hesap yapanlarla her daim mücadele ederiz. Önemli olan içimizde bizden gibi görünüp dışarının maşası olanlara karşı uyanık olabilmektir. Şunu bilmek gerekir ki su uyur düşman uyumaz. İlk fırsatta devletin otoritesini sarsmak için neler yapılabileceğini görmekteyiz. Devletimiz sahipsiz değildir. Öğretmeni, savcısı, doktoru, kaymakamı her daim değerlerine sahip çıkacak ve fırsatçılara asla prim vermeyecektir. Türkiye yüzyılında Türk’ün gücünü, Türk diz çökmez, baş eğmez gerçeğini başta bizi esaret altına almak isteyenler olmak üzere herkes günden güne öğrenecektir.   Hakan EROĞLU    
Bir ülkenin, jeopolitik ve jeostratejik konumu, yeraltı yerüstü kaynakları, ekonomik bağımsızlığı, askeri potansiyeli, savunma sanayi yatırımları, eğitim seviyesi, o ülkenin gücünü oluşturmakta, iç ve dış siyasetine yön vermekte, uluslararası ilişkilerini belirlemektedir.

Bir ülkenin, jeopolitik ve jeostratejik konumu, yeraltı yerüstü kaynakları, ekonomik bağımsızlığı, askeri potansiyeli, savunma sanayi yatırımları, eğitim seviyesi, o ülkenin gücünü oluşturmakta, iç ve dış siyasetine yön vermekte, uluslararası ilişkilerini belirlemektedir.

İnsanlık; özellikle son 200 yılda sanayi ve teknoloji alanında çok hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmiş, dünya nüfusuna bağlı olarak da şehirleşme oranları yükselmiş, doğal ihtiyaçları artmış, ekonomik olarak büyümüştür. Tüm bunlarda enerji açığını ortaya çıkarmakta ve enerjiye olan talebi gündeme getirmektedir. Enerjiye, dolayısıyla güce hâkim olan “küresel güç olur” mantığı baskın bir düşüncedir. Bu sebeple enerji rekabetinde üstünlük sağlamak isteyen devletler topraklarındaki enerji kaynaklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirmektedir.

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Rusya, küresel pazarlara, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumunda ve Rus doğal gazı ise Avrupa ekonomisi için son derece önemli yer tutmaktadır. (IEA, 2022). Buradan hareketle son dönemde şahit olduğumuz Rusya-Ukrayna Savaşı, enerji kaynaklarının değerini tüm dünyaya bir kez daha gösterdi ve enerji üzerine kurulan senaryoların ne kadar reel olduğunu ortaya koydu. Sonuç olarak birçok ülkeyi enerji kaynaklarını yeniden gözden geçirmeye zorladı. 

Ortadoğu coğrafyası ve Rusya gibi büyük enerji kaynağı potansiyeline sahip ülkeler ile komşu olunması ve bu ülkeler ile Avrupa arasında boru hatlarıyla karadan ve denizden bir geçiş, enerji transferi hususunda bir köprü rolü görevi üstlenmesi Türkiye’nin jeopolitik anlamda son derece önemli bir noktada olmasında rol oynamaktadır. Türkiye’nin dünyanın hızlı büyüyen ve gelişen ülkelerinden biri olması neticesinde enerji ihtiyacının gün geçtikçe artması kaçınılmazken enerji kaynakları açısından kendi kendine yetebilen bir ülke olmaması da maalesef üzücü bir gerçektir. Ancak enerji bağımsızlığa giden yol için birçok yatırım yapıldığı ve uzun vadede sonuç alınacağı da ortadadır. Nükleer santral çalışmaları bunlardan biridir. Üstelik yeni nesil nükleer santrallerin sadece uranyum değil toryum ile de çalışacağı düşünüldüğünde, nükleer enerji, toryum rezervi bakımından dünyada ikinci en büyük rezerve sahip bir ülke olan Türkiye’nin enerji konusunda kendi kendine yetmesini sağlayacak en büyük seçenek olarak ortaya çıkmaktadır.  Mersinde yapımı neredeyse tamamlanmak üzere olan Akkuyu NGS ülkemizin “enerjide bağımsız” dolayısıyla “ekonomide bağımsız” güçlü bir ülke haline gelmesinin ayak sesleri olacaktır.

12 Mayıs 2010 tarihinde Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri, Türkiye’de Akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin inşası ve işletilmesi konusunda işbirliğine ilişkin bir anlaşma imzalamış, yer olarak Mersin il merkezine 140 km uzaklıkta bulunan Gülnar ilçesi seçilmiş ve tesisin inşası buraya 30 km uzaklıkta başlamıştır. İnşaat sahasının 10.917 km2 ’lik bir alanı kapsaması yaklaşık 550 bin parçadan oluşması ve sahada 20 binden fazla uzmanın görev almasının yanı sıra Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından Rusya'ya nükleer enerji mühendisliği eğitimine toplam 317 Türk öğrenci gönderilmiş, bu öğrencilerden 291’i eğitimlerini tamamlayarak projede çalışmaya başlamıştır. 

Türkiye'nin en büyük yatırımları arasında bulunan santralin 60 yıllık işletme, 20 yıllık da uzatma potansiyeli olmak üzere toplam 80 yıl ömrü boyunca bölgeyi uzun vadede kalkındırma planı başta olmak üzere istikrarlı bir temiz enerji kaynağı sağlayacak olması bunun yanı sıra diğer sektörlere sağlayacağı dinamizmle ve iş imkânlarıyla ülkemiz sanayisine ve bölge halkına önemli derecede katkı sağlayacağı, geçmiş örnekler incelendiğinde aşikârdır.

Türkiye Cumhuriyetinin ilk nükleer güç santrali olan Akkuyu NGS, son derece yüksek ve güvenli bir teknoloji ile her biri 1200 megavatlık VVER-1200 tipi "III+" nesil reaktörlü 4 üniteden oluşacak ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak. Akkuyu NGS tamamlandığında kesintisiz elektrik üretilebilecek, Türkiye'nin "2053 net sıfır emisyon" hedefine katkı sağlayacak ve Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10'unu tek başına karşılayabilecek şekilde faaliyet göstermesi öngörülüyor. Şunu da ifade etmek gerekir ki bir ülkede nükleer teknoloji gelişimi uzay, tıp, endüstri, havacılık, savunma gibi birçok alanda da gelişime katkı sunacaktır.

Yine resmi verilere göre; Akkuyu' da kurulacak nükleer santraller, yılda yaklaşık 40 milyar kWh elektrik üretecek. Bu miktarda bir elektriği, doğal gaz santralinden elde edecek olursak 8 milyar metreküp doğal gaz ithal etmemiz ve buna karşılık da yıllık 3.6 milyar dolar ödememiz gerekecektir. Dolayısıyla, 6 senede sadece doğal gaz ithaline ödenecek para ile Mersin Akkuyu’ da anahtar teslim 4 ünite nükleer santral kurulabilecektir. Ayrıca nükleer enerji üretimi ve dönüştürülmesi sırasında ortaya çıkan nükleer atıklar geri dönüştürülebilir ve ileri teknolojiler kullanılarak atıklar yeniden işlenebilir. Bu da ayrıca bir kazanç olarak yansıyacaktır. Akkuyu NGS’ nin ilk reaktörünün 29 Ekim 2024 yılında faaliyete geçmesi planlanmakta olup projenin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısının yaklaşık 50 milyar dolar olacağı hesaplanmaktadır.

Ülkemiz, her anlamda yakın gelecekte bölgede söz sahibi olabilmek adına gerekli atılımları yapmaktadır. Savunma sanayindeki yerli ve millilik oranımızın %20’ lerden %80’ lere çıkmasıyla ihracat oranlarındaki gözle görülür artış, özellikle Gabar’ da, Şehit Aybüke Yalçın ve Şehit Esma Çevik petrol kuyularında her gün daha da artan oranlarda petrolün çıkarılması, düne kadar denizlerimizi incelemek için kiralık gemi bile bulamazken bugün kendi sondaj gemilerimizle yaptığımız sismik araştırmalar, dünyanın ikinci en büyük nadir toprak elementleri sahasının ülkemizde olduğunun ortaya çıkması ve Akkuyu…

Her yandan kuşatılma senaryolarını göz önüne alırsak bizim güçlü olmamız, ekonomik bağımsızlığa giden yolda her türlü adımı atmamız zorunluluktur. Biz büyük ve güçlü bir ülkeyiz ve ülkemiz üzerine hesap yapanlarla her daim mücadele ederiz. Önemli olan içimizde bizden gibi görünüp dışarının maşası olanlara karşı uyanık olabilmektir. Şunu bilmek gerekir ki su uyur düşman uyumaz. İlk fırsatta devletin otoritesini sarsmak için neler yapılabileceğini görmekteyiz. Devletimiz sahipsiz değildir. Öğretmeni, savcısı, doktoru, kaymakamı her daim değerlerine sahip çıkacak ve fırsatçılara asla prim vermeyecektir. Türkiye yüzyılında Türk’ün gücünü, Türk diz çökmez, baş eğmez gerçeğini başta bizi esaret altına almak isteyenler olmak üzere herkes günden güne öğrenecektir.

 

Hakan EROĞLU

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bafrahaberi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.